Cuma , 25 Mayıs 2018
Anasayfa / Genel / Sonu Sürpriz Biten Aşk Hikayesi

Sonu Sürpriz Biten Aşk Hikayesi

Babam ve annem öğretmendi. Bende o zamanlar daha lise 2’ye gidiyordum. Babam liselilerin öğretmeniydi. Ama başka bir lisedeydi. Neyse bir gün okuldan çıktım. Bir dersim daha vardı ama canım sıkıldığı için eve gitmek istemedim. Gitsem de anahtarım yanımda değildi, evde unutmuştum. Annemin yanına gidemezdim, çünkü ananemlere gitmişti. Bende o ortamı sevmediğim için babamın yanına gittim.

Hiç unutmam 10-D sınıfına girmiştim. Babam derse girdikten 10 dakika sonra derse girmişim, evin anahtarını alıp gidecektim. Babam biraz bekle ders biter şimdi dedi. Bende dersi dinleyenleri rahatsız etmeyeyim diye arka taraflarda bir yere oturdum. Telefonumu çıkardım, şarjı bitmişti. Bende etrafa bakınmaya başladım. Sonra duvar tarafında arkalara doğru oturan bir kız dikkatimi çekti. Sınıftaki hiçbir öğrenci dersle ilgilenmiyordu. Herkes saçma sapan şeylerle meşguldü. Dikkatimi çeken kız ise ellerini ısıtmaya çalışıyordu. Kasım ayındaydık ama içeri oldukça sıcaktı. Neden ellerini ısıtamadığını bir türlü anlayamadım. Ders bitene kadar onu izledim, bir kere olsun kafasını çevirip bana bakmadı. Bu kızı çok merak ettim, ama bir şey soramazdım. Çünkü beni fark etmemişti. Ders bitti ve babamla beraber okuldan çıktık. Arabaya binerken o kızı gördüm yine. Babama bu kız kim diye sordum. Babam imalı bir şekilde ” Hayırdır”  falan dedi. Bende ” Yok ya ne işim olur o kızla, sadece merak ettim.” dedim. Babam anlattı adı Sılaymış. Zaten babamda bu kadarını biliyormuş. Şimdiye kadar babamın hiç dikkatini çekmemiş

Daha sonra ben boş zamanlarımda babamın derslerine gitmeye başladım. Bazen Sıla’nın sınıfı denk gelmedi, bazen de sıla gelmedi. Ama yine de ben hep gittim. Bir ay boyunca gittim ve sonunda Sıla’nın dikkatini çekmiştim. Zaten dikkatini çekmemem imkansız gibi bir şeydi. Öküzün trene baktığı gibi bakıyordum Sıla’ya. Kız bana bir kere baktı ve göz göze geldik. Sonrasında daha derin bakmaya başladı. Kafasını çevirdi ve elleriyle oynamaya başladı. Sonra daha sık gözlerimiz denk geldi.

Öyle böyle bir kaç ay geçti. Yeri geldi onu görmek için dersten kaçtım. Yeri geldi, babam okula gitmedi. İyisiyle kötüsüyle bu aylar geçti. Nisan ayına gelmiştik. Artık kıza karşı büyük duygular yaşıyorum. Anlatsam roman olur, o derece. Düşünsene sadece adını biliyorsun ama aşık olmuşsun. Haftada 3 kere görüyordum ve tek davranışı ellerini ısıtmaktı.

Nisan ayı gelmiş havalar ısınmaya başlamış ama Sıla hala ellerini ısıtmaya çalışıyordu. Bir defasında dersteyken babam mola vermişti. Bende kızın yanına gidip adını sordum. “Sıla” diye kestirip attı. “Bende Mert” dedim ve elimi uzattım. Kocaman sırıtıyorum bu arada. Ellerim heyecandan titriyordu. Kız bir elime, bir de suratıma baktı.  “Memnun oldum Mert” dedi. Ama elimi sıkmadı. Ben o gün ilk defa onun adını, onun ağzından duydum. Sonra kız elime bakıp gülümsedi. “Sende mi ellerini ısıtamıyorsun.” dedi. “Neden? Sen ısıtamıyorsun ki?” dedim.Kafasını salladı. Bende hemen hödük gibi atlayıp “Ben ısıtırım” dedim. Tip tip baktı bana… “Şaka tabi” dedim ve kahkaha attım. Sınıftaki herkesin dikkatini çekmiştim o an. Sonra veda edip, yerime geçtim.

Neyse her gün selamlaşıyoruz falan. Ben Sıla’yı dışarıda görüşmeye davet ettim. Kafeye davet edince tepkisi şu oldu ” O ne lan kafe falan. Gideceksek dürümcüye gidelim. dürüm yer ayran içeriz”. O gün daha çok sevdim onu. Neyse yine uzun zaman geçti. Haziran ayına geldik. Okulun son günleri Sıla’yı korku evine götürdüm. Evin içinde anahtar bulmaktı görevimiz.Anahtar olan yere bizim resmimizi koydurttum. Hiç beraber fotoğrafımız olmadığı için shopla iyi kötü ikimizin resmini birleştirdim. Resmin altına da ikimizin gerçek bir resminin olmasını istediğimi yazdım. Kız bulunca ağladı abi. Resmen ağladı lan.

Neyse daha sonra biz çıkmaya başladık o günden sonra. Her şey kusursuz gibi bir şeydi. Yaz tatilindeydik ve O ” Bir kaç aylığına tatile gitmem lazım çok bunaldım” demişti. Ona defalarca sordum “benim yüzümden mi?” diye; ama o “Ailevi meseleler” deyip durdu hep. Gitme başa çıkarız bu durumla dedim ama beni dinlemedi. O gitti. Çok kızdım ona. Hatta canını bile yakmak istedim. Allah kahretsin onun canını yakmak istedim.Canımın içi diye sevdiğim kızın canını yakmak istedim.

Neyse onun sınıfından başka bir kıza yavşadım bende. Numarasını aldım. Geceleri arardım. Kızında hoşuna gitti bu durum. Bir ay boyunca her gece arıyordum. Sohbeti baya ilerletmiştik. Sonra Sıla’dan “Cuma geliyorum, özledim” diye mesaj geldi. O an hiçbir şey hissetmedim o mesajda. Anladım ki Sıla’ya olan duygularımı kaybetmiştim. Ona benzeyen birini görünce bile heyecanlanan ben, onun mesajına heyecanlanmamıştım. Üstelik gelmesini çok istiyordum. Ama bu sefer “Keşke gelmeseydi” demiştim. Sonra bu diğer kızı aramaya devam ettim. Kız buluşmak istedi. Sıla’nın geleceği gün buluştuk onunla. Bu arada sonradan tanıştığım kızın adı Aslıydı.

Aslıyla buluşacağım zamanda Sıla’nın ki kadar heyecanlıydım. Ve o an daha çok duygularım beliriverdi ve ondan hoşlandığımdan emindim artık. Aslıyla buluştuğumuz yer otogarın çay bahçesiydi. Neyse çay bahçesine gittim. Aslı bana ters ters bakıyordu. “Ya burası ne böyle” dedi. İyi kötü oturdu. 5 dakika geçmeden bir otobüs kaza yaptı. Hemen gözlerimin önündeydi. Yardım etmek için hemen oraya koştum. Otobüs çok fena durumdaydı. Bir kız camdan fırlamıştı.

Onun yanına doğru gitmeye başladım. Camdan fırlayan kız Sılaymış. Karnında büyük bir cam parçası vardı. Beni fark etti. Bir kaç kere öksürdü ve gülümseyerek ” Mert, gelmişsin.” dedi. Kızın o gün geleceğini tamamen unutmuştum. Kız’da onun için geldiğimi sanıyordu.Ama ben onu başka bir kızla aldatıyordum. O an gözlerim doldu ve ağlamaya başladım. Herkes Ambulans diye bağırıyordu. Sonra Aslı geldi yanımıza ve “Mert, burda mıydın canım. Hadi gidelim ben çok korktum” dedi. Sıla, Aslı’ya baktı Gözlerinden yaşlar gelmeye başladı. ” Güzel kızmış” dedi. Var ya sadece bunu dedi. Hiçbir şeyi sorgulamadı. Anlatmak istedim. Ama neyi anlatacaktım ki, her şey ortadaydı. Kızı resmen aldatıyordum. Ben ağlamaktan konuşamazken Sıla: “Mutlu olun” dedi ve gözlerini kapattı. Benim o anki duygularımı hiçbir şekilde ifade edemem.

Bugün onu kaybedişimin 5. yıl dönümü. Yine onsuzum. elimde de onun resmi. bu resmi tatile gitmeden önce o vermişti bana. Ben sahip çıkamam, kaybederim diyerek bunu sakla demişti. Aynı benim ona sahip çıkamadığım gibi. Şimdi beni soracak olursanız Aslı beni terk etti. Babam ve annem bu olayı öğrendiklerinde benden biraz nefret etmiş gibiydiler. Ama evlat işte atsan atılmaz satsan satılmaz. Şimdi gayet iyi durumdalar. Şimdi üniversite okuyorum ve üç sevgilim var. Hepsi birbirinden habersiz. Sıla öldü, Aslı beni terk etti ama ben ne yapabilirim ki ağlamak fayda etmez. Biraz şerefsiz gibi gelebilirim size ama öyleydim zaten ben. Ama Sıla hiç unutamadığımdı ondan dolayı anlatmak istedim.

Hakkında Patron

İlginizi Çekebilir

“Hafıza Nakli”nin Gerçekleşmesi Mümkün mü?

Bugünkü yazımızda hafıza nakli mümkün mü? Hafıza nakli için nasıl çalışmalar yapılmakta? Hafıza nakli gerçekleştiği …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir