Pazartesi , 17 Aralık 2018
Anasayfa / Diğer / Hayat Hakkında Size İlham Verecek 4 Güzel Hikaye

Hayat Hakkında Size İlham Verecek 4 Güzel Hikaye

Hayat seni bir çöküşün içine soktuğunda, bu motivasyonel kısa öykülere bir bak. Onları sadece internette okuduğun sıradan bir hikaye olarak görme. Bu hikayeler hayatınıza dair daha iyi bir fikir ya da değişim yaratabilir. Okuyun ve gülümsemeye hazır olun.

1. Herkesin Hayatın da Hikaye var

Trenin penceresinden çıkan 24 yaşındaki bir çocuk bağırdı…

“Baba, ağaçların arkasına bak!”

Babası gülümsedi. Ve yakınlarda oturan genç bir çift, 24 yaşındaki gencin çocuksu davranışlarına acımasızca baktı.

Aniden tekrar haykırdı… “Baba, bulutların bizimle koştuğuna baksana!”

Çift karşı koyamadı ve yaşlı adama dedi ki… “Neden oğlunu iyi bir doktora götürmüyorsun?”

Yaşlı adam gülümsedi ve dedi ki… “Götürdüm ve şu an biz hastaneden geliyoruz, oğlum doğuştan kördü, bugün sadece gözlerini aldı.”

Gezegendeki her insanın bir hikayesi vardır. Onların hikayelerini bilmeden önce o insanları yargılamayın. Gerçek sizi şaşırtabilir.

2. Sorunlarınızı Silin

Bir adamın eşeği derin bir çukurun içine düşer. Ve ne kadar uğraşırsa uğraşsın eşeğini yukarı çekemez. Eşeği çıkarmayı başaramayan adam onu canlı canlı gömmeye karar verir ve üstüne toprak atmaya başlar…

Toprak yukarıdan eşeğe dökülür. Eşek yükü hisseder, sallar ve üzerine basar. Daha fazla toprak dökülür. Eşek kendini salladıkça toprak dökülür  ve yukarı doğru gider. Yük ne kadar döküldüyse eşek o kadar yükseldi. Öğlene doğru adamın eşeği çukurdan çıkmıştı. adam eşeğini yeşil meralarda otlatıyordu.

Bir problemden çok fazla sarsıldıktan sonra bu hikayeden örnek alın.  Ve yukarı doğru adım atın. Sonunda istediğiniz hedefe ulaşacaksınız.

 

3. Fil Halatı

Bir adam fillerin önünden geçerken, aniden durdu. Bu devasa hayvanların ön bacaklarına bağlanmış küçük bir ip tarafından tutulduğunu gördü. Zincir yok, kafes yok, sadece küçük bir ip. Fillerin istedikleri zaman o ipi koparabilecekleri belliydi, ama bunu yapmıyorlardı.

Peki neden kaçmıyorlardı?

Adam yakınlarda bir antrenör gördü ve neden bu hayvanların orada durduğunu ve kaçma girişiminde bulunmadıklarını sordu.

Eğitmen şöyle dedi: “çok küçük yaşlarda onları bu boyutta iplerle bağladık, o yaşta onları tutmak için yeterliydi. Büyüdükçe, kırılamayacaklarına inanarak şartlandıkları için, halatın hala onları tutabileceğine inanıyorlar, bu yüzden asla özgür olmaya çalışmıyorlar. ”

Adam çok şaşırdı. Bu hayvanlar istedikleri zaman o bağlardan kurtulabilirlerdi, ama yapamayacaklarına inandıkları için, oldukları yerde takılıp kalmışlardı.

Şimdi söyleyin bakalım kaçımız bir şeyi sürekli denedikten sonra başaramadık ve ondan vazgeçtik. Başaramadık çünkü uygulamak istediğimiz şeyi yanlış zamanda yaptık şimdi kalkın ve daha önce başaramadığınız bir şeyi bir daha deneyin belki doğru zaman şimdidir. Asla vazgeçmeyin sadece sabırlı olun doğru zamanı kollayın o zaman geldiğinde de yapmak istediğiniz şey her neyse yapın. Başarısızlığı öğrenmeyin.

Başarısız olmak için yaşamıyoruz değil mi?

Unutmayın bizler fil değiliz. Düşünebilen varlıklarız. Bu hikayede öğrenilmiş başarısızlık var. Ve size söylenmek istenen ise başarısız olmayı öğrenmeyin. Her zaman başarılı olamayabilirsiniz ama pes etmeyin. Doğru zaman geldiğinde başarılı olup özgürlüğünüzü alabilirsiniz.

Başarısızlık öğrenmenin bir parçasıdır; Hayattaki mücadeleyi asla bırakmamalıyız.

 

4. Patates, Yumurta ve Kahve

Bir zamanlar bir kız, babasına hayatında çok sorunlarla karşılaştığını, perişan olduğunu ve bu durumdan nasıl kurtulacağını bilmediğini söylemişti. Sürekli mücadele etmekten bıkmıştı. Bir sorunu çözdüğünde başka bir sorunun ortaya çıktığını söyledi.

Babası mutfak şefiydi ve kızını mutfağa götürdü. Üç tencereyi suyla doldurdu ve her birini yüksek ateşe koydu. Tenceredeki sular kaynamaya başladıktan sonra, birinci tencereye patates, ikinci tencereye yumurta ve üçüncü tencereye de kahve çekirdekleri koydu.

Daha sonra kızına bir söz söylemeden, oturup kaynamasını bekledi. Kızı, inledi ve sabırsızlıkla bekledi. Babasının ne yapmaya çalıştığını merak etti. Babası yirmi dakika sonra tüpleri kapattı ve Patatesleri tencereden alıp bir kaseye koydu.  Haşlanmış yumurtaları çıkardı ve bir kaseye koydu. Daha sonra kahveyi çıkardı ve bir bardağa koydu.

Kızına dönerek sordu: “Kızım, ne görüyorsun?” Kızı, “Patates, yumurta ve kahve” diye acele cevap verdi. Babası, “Yakından bak” dedi ve “patateslere dokun. Kız babasının dediğini yaptı ve” Yumuşak olduklarını belirtti.  Babası daha sonra yumurtayı almasını ve kırmasını istedi. Kabuğu çıkardıktan sonra sert kaynamış yumurtayı gözlemledi. Son olarak,  kahveyi yudumlamasını istedi. Zengin aroması kızın yüzüne bir gülümseme getirdi.

Kız babasına dönerek: “Baba, bu ne anlama geliyor?” Diye sordu.

Babası patateslerin, yumurtaların ve kahve çekirdeklerinin her birinin aynı sıkıntıya (kaynar suya) maruz kaldığını açıkladı. Bununla birlikte, her biri farklı tepki gösterdi.

Patates, güçlü ve sertti. Ama kaynar suda, yumuşak ve zayıf oldu.

Yumurta, kırılgandı ve içi sıvıydı. Ama kaynar suda yumurtanın içi sertleşti.

Son olarak, çekilmiş kahve çekirdekleri benzersizdi. Kaynayan suya maruz kaldıktan sonra suyu değiştirdiler ve yeni bir şey yarattılar.

Babası sen hangisisin patates mi, Yumurta mı, Kahve mi? ” diye sordu kızına.

“Sıkıntı kapınıza dayandığında, nasıl karşılık verirsiniz? Patates mi, yumurta mı, kahve çekirdeği misiniz? “

 

Hikayelerimizi okudunuz sizinde bildiğiniz bu tarz güzel ve keyif veren hikayeleriniz varsa yorum kısmında bizimle paylaşın. Beğendiklerimizi yayınlayalım.

Hakkında Patron

İlginizi Çekebilir

İkinci Dünya Savaşını Nedenleri ve Ülkeler Arasındaki Bağlantılarla Detaylı Bir Şekilde Anlatıyorum.

Yıl 1902. Benito Mussolini adında genç bir adam ordu hizmetinden kaçmak için İtalya’dan İsviçre’ye taşınır. …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir