Salı , 16 Ekim 2018
Anasayfa / Diğer / Adolf Hitler’in Diktatör Olma Hikayesi ve İkinci Dünya Savaşını Çıkarmasının Nedenleri?

Adolf Hitler’in Diktatör Olma Hikayesi ve İkinci Dünya Savaşını Çıkarmasının Nedenleri?

Almanya’nın askeri gücü düştüğü için…

Hitler savaştan sonra asker olamazdı. Ama o orduya bir haberci olarak yardım etmeye devam etti. Savaştan sonra Almanya’daki Komünistler bir devrim  yapmaya girişti. Ve hükümetin komünizm hakkında endişeleri vardı. Bu yüzden Hitler, Komünizm ile ilgili tehdit yaratan partilerin kontrol edilmesinde görevli oldu. “Alman İşçi Partisi” adında yeni bir parti bir kaç kırmızı bayrağı havaya kaldırdı. Bu yüzden Hitler onların toplantılarından birine tek olarak gitti. Ama onların komünist değil aşırı sağcı olduklarını keşfetti. Ve Hitler çoğu büyük düşüncelerini onlarla paylaştı.

Sonuç olarak ordudan ayrıldı ve partiye katıldı. Hitler’in HARİKA konuşma (ikna) yetenekleri parti başkanını ve diğerlerini etkiledi ve hızlıca en üste yükseldi. Partinin yenilenmesi gerektiğine karar verdi ve partinin ismini “Nasyonal Sosyalist Alman işçileri Partisi” olarak değiştirdi. Kısaca NAZİ. Ve Yeni bir bayrak tasarladı.

Naziler politika üzerinde pek söz sahibi olmamasına rağmen… Hitler Almanya’yı eski ihtişamına döndürmek için Aşırı Ağır sözler verdi, Vesailles antlaşmasını bozmak ve tüm Almanları tek bayrak altında toplamak gibi. Ve ayrıca sadece saf aryanların vatandaş olmasına izin verilmesini ve Tüm yahudilerin vatandaşlıklarından çıkarılmasını söyledi.

Bu fikirler zaten aşırı sağcı partilerde yaygındı. Ama  Nazileri farklı kılan Hitler’in kendisiydi ve naziler hızlıca en öndeki sağcı parti oldular. Almanya’da o zamanda bulunan çoğu partinin savunmacı ekipleri vardı ve Nazilerin de onlardan aşağı kalır yanı yoktu. Hitler, adı oldukça açıklayıcı olan ”Salon Koruma Bölüğü” ‘nü kurdu. Ardından onları ”Jimnastik ve Spor Birliği”

ve son olarak da ”Fırtına Birliği” (kısacası SA) olarak değiştirdi. Bu birliğin işi Nazi mitinglerini savunmak (başkalarının girmesine izin vermemek), ve siyasi rakipleri korkutmaktı. Sokaklarda sık sık komünistler ile kavga ediyorlardı. Müttefikler almanların ordusunu küçültmeyi talep ettiklerinden beri, çoğu eğitilmiş asker işsiz kaldı.

Askerler nasyonal sosyalizmi benimsediler ve onlar için tek doğal seçenek hızlıca büyüyen SA’ya katılmaktı.

  1. dünya savaşından sonra kurulan yeni hükümet çok güçsüz ve etkisizdi. Bu yüzden Almanya, müttefiklere olan borcunu ödemek için daha çok para basmaya karar verdi.

problem şu: Para basmak ülkeye para kazandırmaz.

– Parayı daha değersiz yapar.

Almanya ise daha fazla para bastı. Sorun büyüdü, büyüdü ve ekonomi çöktü.

1919’Da, bir amerikan doları 4.5 mark ediyordu.

Fakat 1923’te bir amerikan doları 4.2 trilyon mark’tı.

Bir ekmek dilimi 200 milyar mark’tı. Kağıt para değersiz hale geldi. Beklediğiniz gibi, böyle bir ekonomik krizde, Almanya müttefiklere borçlarını ödemeye çalışıyordu. Fransızların tepesi attı ve fabrikalarla dolu Ruhr şehrini işgal ettiler ve o bölgedeki fabrika ve kaynakları ödeme olarak aldı.

Fransızlar Almanlara kötü muamele gösterdiler ve yaklaşık 100 ila 30 Almanı işgal sırasında öldürdüler. Almanlar sinirlendiler, Hitler ve naziler darbe için çok uygun bir zaman olduğunu düşündüler. Kasım 1923 te, Kel İtalyan bir adamın geçen yıl yaptığından esinlenerek Hitler bir bira salonuna baskın düzenledi ve orda yaptığı mitingde  hükümeti gizlice düşüreceklerini anlattı. Destekçileri ile birlikte Münih sokaklarında yürüdüler ve polisin de onların tarafına geçeceğini umut ettiler. Fakat katılmadılar.

Hitler vatana ihanetten mahkemeye çıktı. Normal şartlarda müebbet hapis alması gereken hitler sağcı hakimler tarafından çok sevildi. Hitler hakimleri çözmüş ve onların yumuşak davranacağını anlamıştı. Sonra fırsatı eline geçiren Hitler, duruşma bitene kadar coşkulu bir konuşma yaptı. 5 yıl hapis almasına rağmen sadece 9 ay hapiste kaldı. Hapishane dediğime bakmayın, Hitler için hapishane, hapishaneden daha çok kitap yazmak için hoş bir otel gibiydi. Bütün olay ulusal medya tarafından saklandı ve bu Hitleri ünlü yaptı. Hitler ve onun uçuk ideolojisi artık bütün Almanya tarafından biliniyordu. Fakat her geçen gün Almanlar onu daha az umursuyordu. 1928 seçimlerinde, Naziler yalnızca yaklaşık %2 oy almışlardı. Çoğu insan hitleri etrafa şiddetle gözdağı veren ve bağırıp çağıran politikacı bozuntusu olarak düşünüyordu. Fakat yeni bir ekonomik kriz herşeyi değiştirecekti. Amerika yardım amacıyla savaş tazminatlarını ödemesi için  Almanya ya kredi vermeyi kabul etti. Ekim 1929  da Wall Street çöktüğünde Amerika parasını geri istedi. Zaten ekonomik bir yük ile mücadele eden Almanya için bu son darbeydi. İşsizlik tavan yaptı. Yoksulluk yayılmış ve Almanlar da bundan bıkmışlardı. Yeni dönüşmüş demokrasinin işe yaramadığı ortadaydı. Bu krizin ortasında Almanlar ideoojik ayırımlara gittiler.

Eğer bir Almansanız ve değişmek istiyorsanız, seçenekleriniz komunist veya nazi olmaktı.(Aşırı Solcu – Aşırı Sağcı)

Hitler kendisinin Almanyayı şahlandıracak tek lider olduğunu idda ediyordu. Nazi Partisi Hitleri büyük ve güçlü bir lider olarak göstermek için propagandalar yaptı. Ve Alman halkına çektikleri acıların sebebi için bir günah keçisi sundular. Tek bir güçlü diktatörün verdiği söz, yıllarca süren demokrasiden sonra Almanlar için temiz bir nefesti. Bazıları onun uçuk ideolojisini benimsedi, Bazıları ırkçı olmasa da ona oy vermekten çekinmediler. Çoğu insanın ise politika hakkında hiçbir fikri yoktu fakat popülariteden onlar da nasibini aldı. Her seçimde Naziler daha çok popülerleşiyordu. Nihayet 1932 de Alman Parlementosundaki en büyük parti oldular. Hitler kendisinin Almanyanın bir tür büyük kurtarıcısı olduğuna gerçekten inanıyordu ve bir megalomana dönüştü.

Hitler başkanlık için aday olmaya karar verdi ve şaşırtıcı derecede iyi iş çıkardı, ama hala oldukça popüler olan I. Dünya savaşı Generali Paul von Hindenburg’a seçimleri kaybediyordu. Halen en büyük partinin lideri olduğu için, Başkan Hindenburg’a kendisini başbakan yapmasını talep ediyordu. Fakat Hindenburg, Hitler’in böylesine büyük bir ırkçı olduğunu açıkça gördüğü için isteksizdi. Endüstri liderleri Hidenburg’u Hitleri başbakan yapmaya teşvik ettiler.

Yükselen kominizm desteğinden korkan ve Hitler ile gizlice müzakere eden  partinin merkez başkanı olan von Papen Hidenburg’a:

”Başbakan yardımcısı olmam şartıyla Hitleri başbakan yapsanız ve çoğu devlet işini biz yapar, muhafazakarları yönetiriz ne dersin?

Bu sayede gücümü korurum, YANİ gücümüzü koruruz.

ve Hitleri küçük kızgın kuklamız olarak yönetiriz.

Ne yanlış gidebilirki?”

dedi.

Sonradan ortaya çıkacaktır ki,

“HERŞEY”

Hitler Ocak 1933’te Almanyanın başbakanı olur fakat henüz bir diktatör değildir. Şubatta Alman Parlamentosunda yangın çıkar. Tarihçiler hala kimin yaptığını bilmese de Nazilerin yaptığından şüphelenmektedirler ama Hitler komünistleri suçladı. Ve Başkan Hindenburg’u bütün komünistleri ve diğer siyasi rakipleri hapsetmesine izin veren bir acil kararname imzalamaya ikna etti. Komünistler ve diğerleri Dachau’daki ilk toplama kampına gönderildi. Bu sırada yaşlı Başkan Hidenburg öbür tarafa gidince Hitler’e bir fırsat verdi. Parlamentoya, gelecekteki tüm yasa ve kararları tamamen kendi başına yapmasına izin veren bir yasa sundu.

Siyasi muhaliflerin hapiste olması ve SA’nın diğerlerini korkutmasıyla Hitlerin yasası kabul oldu. Sadece 2 aylık Başbakanlık sonrasında, Hitler artık bir diktatördü. Fakat hala bir problemi vardı. SA ‘nın lideri SA’yı düzenli Alman ordusuna katmak istiyordu

Alman ordusu bu fikri sevmedi. Hitler, profesyonel eğitimli Alman ordusunun desteğini, onun kaba ve sıradan SA’sından daha çok sürdürmek zorundaydı. Bu yüzden bir gece Haziran 1934’te Rohm’u ve diğer SA subaylarını toplayıp katletti. O esnada bazı kişisel meselelerini de acımasızca halletme fırsatını buldu. Geçmişte onunla ayrı fikirde olan politikacılar, hakkında olumsuz makaleler yazan gazeteciler, Başka biri olduğunu düşündükleri kesinlikle hiçbir şey yapmamış bir adam. Bazı durumlarda, aileleri bile öldürdü. Toplamda 200 insan Uzun Bıçakların Gecesi olarak bilinen gecede öldürüldü. Ordunun yerine yenilerinin getirilmeyeceğini anlayan ordu, yeni fuhrerine tam bağlılık sözü verdi ve Hitler’in kontrolü artık mutlaktı.

Almanya’da yaşam şiddetli bir şekilde değişti. Basın, ifade ve kamu meclisi özgürlüğü askıya alındı. Yahudiler başlangıçta damgalandı ve işletmeleri boykot edildi ve sonunda Hitler’in toplama kamplarında 6 milyon Yahudi erkeği, kadını ve çocuğu öldürülmesi bekleniyordu.

Yüz binlerce insan fiziksel ve zihinsel kusurlar için sterilizasyona zorlandı. Hitler gençliği gençlerin beyinlerini yıkamak için yapıldı. Çocuklar dövüşmek için eğitildiler ve kamp şiddetinden eve döndüler. Kızlara tek amaçlarının fazlasıyla saf Aryan ırkından çocuklar sahip olmaları söyleniyordu. Ve bazen kamptan hamile dönüyorlardı. Ebeveynleri anlaşılır bir şekilde dehşete düştüğünde, çocukları Gestapo’ya Almanya’nın büyüklüğü önünde ayakta durmalarını istemişlerdir. Standart selamlama değişti ve onu kullanmamak toplama kampına gönderilebilmek için bir sebepti. Bu sayede herkes Nazi destekçisi gibi gözüküyordu. Eğer Hitler’e karşı bir tavır ya da ona karşı bir konuşma yaparsan sende toplama kampına gidebilirsin.

Alman Milliyetçiliği genç Adolf’u büyüledi. Aşırı ideoloji ve anti-semitizm, sokaklarda zor bir hayat yaşayan genç bir adam olarak kendisine kazandırıldı. Almanya’nın Birinci Dünya Savaşı’ndaki yenilgisi onu nefretle ve intikam için bir susuzlukla doldurdu. Onu bir tanrı gibi gösteren bir politik hareket ve onun kurtarıcısı olarak yüz binlerce insan onu bir megaloman haline getirdi. Ve yakında onun agresif dış politikaları, dünyayı bilinen ikinci bir trajik küresel çatışmaya sürükleyecek …

Diğer bir deyişle II. Dünya Savaşı…

Alttaki linkten ikinci Dünya savaşını detaylarıyla okuyabilirsiniz.

İkinci Dünya Savaşını Detaylarıyla Anlatıyorum.

 

Hakkında Patron

İlginizi Çekebilir

İkinci Dünya Savaşını Nedenleri ve Ülkeler Arasındaki Bağlantılarla Detaylı Bir Şekilde Anlatıyorum.

Yıl 1902. Benito Mussolini adında genç bir adam ordu hizmetinden kaçmak için İtalya’dan İsviçre’ye taşınır. …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir